Loading...
info@nmts.com.tr 0216-456 94 53

BLOG

Bildiğimiz işler yok olurken, “Gig Economy” dünyasında ayakta kalmak!

Şahsen 2014 yılı ortasından itibaren içine dahil olduğum ve gün geçtikçe yaygınlaşmakta olan “Gig Economy” terimi; kısa süreli işlerin yoğun olduğu bir iş ortamını ifade eder. Burada kurumlar, ihtiyaç duydukları işgücünü kısa süreli kontratlar ile sağlama yoluna gitmektedir.

2020 yılına kadar Amerika’daki iş gücünün yaklaşık % 40’ını bağımsız kontratlı çalışanların oluşturacağı tahmin edilmektedir.

Kısa süreli kontratlı işlerin yaygınlaşmasının birkaç sebebi var:

  • Dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin sonucunda günümüzde işgücü her geçen gün daha mobil ve işler her yerden yapılabilmekte. Böylece, iş ve işyeri birbirinden ayrıldı. Bunun anlamı, freelance çalışanlar süreli işleri dünyanın çok farklı lokasyonlarından seçebilme şansına sahipler. Aynı zamanda işverenler de lokasyon sınırlaması olmaksızın çok daha büyük bir havuzdan istedikleri elemanı kolayca bulabilmekteler.
  • Dijitalleşme aynı zamanda mevcut işlerdeki eleman ihtiyacını, bilgisayarların çalışanların yerini alması nedeniyle önemli ölçüde azaltmakta.
  • Kadrolu eleman tutmanın finansal maliyeti, kar marjlarının gittikçe düştüğü günümüz iş dünyasında gittikçe katlanılamayacak bir yük haline geldi. İş olsa da olmasa da bünyenizdeki elemanlara maaş vermek, yan haklar sağlamak, ofis kiralamak, sigorta yapmak vb. maliyetlere katlanmak zorundasınız.
  • Ayrıca, günümüz dünyasında rekabet öyle boyutta ki, kısa süreler için çok farklı uzmanlıklara sahip insan gücüne ihtiyacınız olabilmekte. Mevcut çalışanlarınızın birdenbire ortaya çıkan bu profesyonel uzmanlık gerektiren özelliklerinin hepsine birden sahip olması doğal olarak mümkün olamıyor.
  • Proje bazında kısa süreli kontratlarla çalışmanın avantajlarından biri, istediğiniz projeye uygun uzman personele değişik havuzlardan ulaşmanız mümkün. Proje bitiminde bu uzmanların ücretlerini ödeyip, yollarınızı gayet kolaylıkla ayırabiliyorsunuz.
  • Bu durumda, yakın gelecekteki iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarının başında, ihtiyaç anında bu uzman çalışanlara kolaylıkla ulaşımı sağlayacak, freelance çalışanları çok iyi tasnif ve klasman yapan, ihtiyaç anında çok kısa sürede adayları belirleyebilecek sistemler kuran, bu konuda uzman şirketlere olacak.  
  • Kurumlar bir proje aldıklarında, bu uzman ve güvenilir şirketlere gelip, istedikleri tecrübe ve bilgi seviyesinde çalışanlara hemen ulaşma imkânı bulabilecekler.
  • Çalışanlar açısından,
  • Çoğumuz yıllarca sevmediğimizi düşündüğümüz işlere her sabah gitmek, bütün gün orada çalışmak zorunda kaldık. Haftada 5 günümüzü, sabah ve akşam trafiğini de hesaba katarak verdik yıllarca. Yılda maksimum 15 gün tatil yapabildik.
  • Çoğunlukla iş yerinde mutsuzduk. Çünkü harcamalarımızı yapabilmek için bu işyerine gitmeye mecburduk.
  • 3-6 ay ara vermek diye bir şey söz konusu değildi. Çünkü 15 yıllık bankacılık yapmış profesyonellerin bir şekilde kurumlarında ayrıldıktan sonra 3 aydan fazla süre iş bulamamışlarsa, diğer bankaların artık işe almadıkları bilinen bir gerçek.
  • Çalışanların çalışma ve hayat dengesinin çalışan aleyhine işlediği açık.
  • Kısıtlı olan zamanımızı satarak faturalarımızı, konut kredisi taksitimizi ödemek zorundayız. Oysa hayatta zamanımız kısıtlı ve sınırlı.
  • Bu durumda,  kaçınılmaz olarak performansta düşüş mutsuzlukla beraber ortaya çıkıyor.
  • Gig economyde ise çalışanlar istedikleri zaman ve istedikleri yerde çalışıp, bazen kendi hayatlarına istedikleri kadar vakit ayırabiliyorlar.
  • 6 aylık bir kontrat alıp, sonra istedikleri kadar ara verebiliyorlar.
  • Yaptıkları işi severek yaptıklarından ve kendilerini geliştirmek için bol vakitleri olduğu için, düzenli çalışanlara göre yetkinliklerini çok daha hızlı geliştirebiliyorlar, yeni yetkinlikler kazanabiliyorlar. Böylece, düzenli bir işi olan aynı işte kendini sürekli tekrarlamak zorunda kalırken, kontrat ile çalışanlar sürekli gelişiyorlar.
  • Farklı projelerde yer aldıklarından farklı dallarda uzmanlık kazanabiliyorlar. Ekonominin ve dünyanın nereye gittiğini çok iyi takip ettiklerinden çok daha başarılılar.

Dünyada değişim çok hızlandı. Değişim fikri ile barışmak ve uyum sağlamak lazım. Değişim olduğu anda direnmek yerine, yeni durum için hangi beceri seti gerekli ise, onu edinmek için çabalamak, hatta o beceriyi değişim gelmeden edinip, değişim geldiğinde hazır olmak lazım.

“Gig Economy” kavramı gelecekte hepimizi etkileyecek önemli bir kavram olarak karşımıza çıktı. O halde onu çok iyi tanımalı ve kendimizi geleceğe hazırlamaya hemen başlamalıyız.

Herkese sağlık dolu günler dilerim.

Saygılarımla,

Bülent İlkehan

 

 

Scroll to Top